9/2/2009 - Harflerin Aşk'ı
 Ayn, Şın ve Kaf Harfler adını yazdı Küfürden ve siyahtan sonra Mürekkepten, hokkadan, fırçadan ve âhtan sonra Sayfalarda görünen beyazdı
Kalem, coşuyordu nehirlerce Kelâm, koşuyordu şiirlerce Günlerce, gecelerce… Anbean İnleyen insan Dinleyen Kur’ân Râzı olursan rızânaydı Rahlenin önünde saf tutuyor alfabe Elifbe kanat kanat Kat kat açılıyor aşk Gül gibi… Gül gibi lâleye dönüyor kâinat Kol kola girsin artık noktalar Yüzyılların sevdâsı bu Duyuyor musun ey yâr! Semâya yükselen harflerin sedâsı bu Kitabım damla damla Elif gibi, Lâm gibi Vahdet boyundan, kesret saçından düştü Dudağımın payına hiç yoktan Mim düştü Gâlib’e pâre pâre gönül Banaysa alev alev, kül kül Elem düştü Belî dendi ilkin, oysa dünyâ hep belâ Sonra arza indi sayfalarca elifbâ İllâ! İllâ gözlere harfler dokunsun Ezanlar okunsun Ezanlar… Mihrapta ebru niyetine Mehtapta hilâl hürmetine Râ’nın oklarına kurbanlar, dünyâlar kadar Bırak Dal sûretinde iyice bükülsün beller Bırak Vav sûretinde secdeye dökülsün eller Ve seller… Bırak Nun gemisi süzülsün hicran denizinde Kur’an-ı Kerîm izinde Adını harfler yazdı Küfürden ve siyahtan sonra Mürekkepten, hokkadan, fırçadan ve âhtan sonra Sayfalarda görünen beyazdı Ayn, Şın ve Kaf Harfler adını yazdı Aşk, Aşk, Aşk… Senem GEZEROĞLU
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/8/2008 - Dolunay...

Dolunay için düşer çöllere gözyaşı şebnemi… Dolunayadır; toprağa gülümserken, avucumuzda açan ölüm çiçeğinin busesi… Ve dolunay içindir dağları delen sevdamız…
Biz, dolunayda dolunayla ağlayan bir güvercin idik… Dolunayla hemhal olmuş, yakamoza tutulmuş, yüreğine mil çekilmiş bir güvercin… Kanat çırpıp aşk cemresine uçtuk, yürek ritmimiz beraber atan güvercinlerle. Alevlere emanet ettik yüreğimizi ve çöllere kaçtık yitik yarimizi bulmak için… Görenler bizi tanıyamaz olsa da biz tanımıştık sevgiliyi… Sevgiliye serilmiş aşk yolunun kaldırımlarına atmıştık adımlarımızı arkamıza bakmadan… Araya araya dizlerimizin bağı çözüldüğü gecelerde yaktık, elem yüklü çakmakla hasret meşalesini… Ve gök kubbe buram buram hasret koktu, nefesimizle yüreğimize doldurduk hasreti…
Ve…
Bir gece yarısı dolunayda bulduk yitik yari… Edep merdiveniyle çıktık asumanlara ve acziyet hırkasını giyindik lal olmuş kainatta. Yıldızlara anlattık geceleri akan gözyaşlarını ve yıldızların mehtabı okşamasını izledik yüreğimizde… Dolunayda ortaya çıkan zümrüdüanka kuşunun, kanat çırpması ile, kanat çırpmaya başladık hasret yağdıran bulutlarda… Dağları delmeye hazırlandık Mecnunla, Ferhatla, Keremle…
Yüreğin eriyerek, kelimelerin korlardan çıkmasıyla dökülür kağıda dolunay sevdası… İpeksi meltemin ta süveydalarımıza aksettirdiği bir ışık; nurdan bir sütundur dolunay sevdası… Zemheri karanlıklardan güneş gibi doğar bu sevda gamzelerimizde… Aşk çağlayan gözlere vesile, arefesinde yaşanılan ölüme gülümseyiştir…
Dolunaydır kefenim… Dolunayadır gözyaşım… Dolunaydadır vefa ikliminde sineme çektiğim aşkım…
Üzerime hasret yüklü bulutlar düşse de, uçurumların kıyısındaki gelinciğe uzanacağım ve seni alıp aşkıma yoldaş yapacağım dolunay!
Yunus Emre Tozal
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
24/10/2007 - ...

Efendimiz(s.a.v.)'in elinde en değersiz şeyler bile değer kazanırken bizlerin elinde en değerli şeyer bile değer kaybediyor...
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/9/2007 - Pişmanlıklarımızın uslanmaz tetikleyicisi...

Sırf her şey güzel olsun ve insanlar mutlu olsun diye, o an gidemeyeceğin yere gitmek, yapamayacağın şeyi yapmak, ayıramayacağın vakti ayırmak, tahammül edemeyeceğin kişilere ve durumlara tahammül etmek zorunda kalmak, ne kadar ulaştırdı başını göğe ey içindeki bitmek bilmeyen sevgi yumağının karmaşasında ayağı takılıp düşen, içindeki poliyana kimliğinin adsız kahramanı güzel insan?
Yaşamın neresinden sondaj yapıp da umut çıkarsam diye çırpınan; sırf duygusal yakınlığını yitirmemek adına, yanlışlarını, yanılgılarını, seni içine hapsettiği kalın soğuk duvarları görmezden gelerek her gün biraz daha eksildiğin insanların sayısı, boyunu geçerken; pişmanlıklarını bile bile her şey güzel olsun diye çoğaltan, kedinden veren ve kendini yitiren sen ne zaman akıllanacaksın?
Noktasal ve santim santim ilerleyen yanlış bir çizgiyi karalarsın. Olsun boş ver, bunu da unuturum nasılsa, ben önemli değilim, bu da geçer, yeter ki yüz çevirmeler olmasın, kırgınlıklar olmasın, ruhum bunlardan dolayı yaralı ve çaresiz çırpınan bir kuş gibi ellerinde ölmesin diyerek içini doldurduğun bu çizginin; içine atılmış kan revan içindeki izlerin sebebi olduğunu bilirsin bilirsin de hala neden pişmanlıklarının sebeplerini çoğaltır, onları pohpohlarsın, pışpışlar büyütürsün?
Nedeni basittir amma esarettir o; kendinize, güçsüzlüğünüze yenilmişliğin soluk resmidir, gözlerinizin değdiği her an yağmura yoldaş olan… Silip geçememek, kapıyı çarpıp çıkamamak, elini masaya vuramamak, yanlışı; kaybederim korkusuyla mimarının yüzüne vuramamaktan ve buna cesaret edememekten kaynaklanır tüm bunlar.
Aman kimseyi incitme felsefesi ile yetişmişsen, her düştüğünde seni sevgisi ve uzattığı sıcacık eliyle tutup kaldıran, toparlayan, birleştiren birilerinin varlığı yaşama karşı sesini hiç yükseltemeyen ve bunun sancılarıyla kıvranan bir birey olmana sebep olur. Ama sadece hep veren, canı yansa da sesi çıkmayan, isyanlarını bastıran, özün çirkinliğini yansıtan söze karşı, yutkunup sustukça bir birey olduğun hatırlanır ancak.
Harcına gözyaşı, masumiyet, çıkarsızlık, saflık, iyi niyet kattıkça her halini; azına tav olup çoğunda şaşıran birilerine hoşgörü ve güler yüz tepsisiyle sundukça, haddini aşan, boyundan büyük laflar eden, kendini olmadığı ama senin sürekli ifade ederek inandırdığın bir şey sanan insanlar türetiyorsun. Sonra pişmanlıklarını tetikliyor, seni vücuduna girerek halsiz düşüren mikroplara bu kadar yol vererek, fırsat vererek yaşama karşı inancının da katili oluyorsun, Ey kalabalıklar içinde kaybolmuş bir toplu iğne kadar yalnız insanoğlu… Bu yazı iyilerin yüzü suyu hürmetine yazıldı…
alıntı
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/7/2007 - Sustum..!

ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor... sustum sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar sokaklarında kahrolduğum şehir gözlerim konuşuyor yalnız!
sustum! bin ah sürüp dudaklarıma ne kadar susulacaksa o kadar sustum! sustu benimle deniz, sustu deli dalgalar, sustu martılar... umutlarımı sarıp rüzgarlara uzaklara savuruyorum her gece yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne kimse görmüyor...
saçı ağarmış hayaller nemli kirpiklerle bulutlandığında gözlerim gökte şimşek olup çakıyorum kimse görmüyor...
sustum! tuz basıp yaralarıma! sustum içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi yaslanıp yalnızlığın duvarına gül döküp kalabalıklara kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece kimse bilmiyor...
sustum! sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak acılar konuşuyor şimdi yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir atıyorum uçurumlardan kimse görmüyor
sustum sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman sustum yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata kimse duymuyor
sustum! içimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi sustum sustu dudaklarım, sustu gözyaşlarım sustu gözlerimdeki şiir gönlümdeki nehir bulutlar haykırdı isyanımı şimşekler haykırdı sadece ben duydum sadece ben
ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi yaralar merhem tutmuyor geceler avutmuyor ben sustum acılarım konuşuyor yalnız
ben sustum! susmuyor yüreğimi kavuran kasırga pencereme vuran yağmur damlaları susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar gelmiyor bahar kuşlar sevinmiyor yıldızlar küs ay üzgün güneş doğmuyor acılar dinmiyor içimde binlerce şiir kanıyor her gece kimse bilmiyor
sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu hayat sustu zaman acılar konuşuyor yalnız acılarım konuşuyor kimse duymuyor... duymuyor... duymu... duy...
Nuri CAN
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Ayrılığa ulaşabilseydik ona kendi acısını tattırırdık...
• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta
Kategoriler
Arkadaşlarım
• HÜSEYİN AYDIN • erva • uzlet • xemgin • zayenderud • nalezar • yunus köse • dilefkar • vaktivisal • hazanmevsimleri • elfckmk • mnelam • vaktileyl • zerreitoz • ademyakub • dilsizmutercim • eskalud • adimsonbahar • vuslatirana • nurrisalelerim • kelebekimm • 1001kopru • sonsuzruh • nuruhilal • yazilimbilgi • benefsem • kucukdunyam08 • rahmetdamlasi • petrapovllu • kardelen5534 • elifnihan • nuruhilalramazan • ebruzenlale
|