Ayrılığa ulaşabilseydik ona kendi acısını tatırırdık... Pişmanlıklarımızın uslanmaz tetikleyicisi... - Gönül Sızım - Blogcu



Gönül Sızım

4/9/2007 - Pişmanlıklarımızın uslanmaz tetikleyicisi...

 

Sırf her şey güzel olsun ve insanlar mutlu olsun diye, o an gidemeyeceğin yere gitmek, yapamayacağın şeyi yapmak, ayıramayacağın vakti ayırmak, tahammül edemeyeceğin kişilere ve durumlara tahammül etmek zorunda kalmak, ne kadar ulaştırdı başını göğe ey içindeki bitmek bilmeyen sevgi yumağının karmaşasında ayağı takılıp düşen, içindeki poliyana kimliğinin adsız kahramanı güzel insan?

Yaşamın neresinden sondaj yapıp da umut çıkarsam diye çırpınan; sırf duygusal yakınlığını yitirmemek adına, yanlışlarını, yanılgılarını, seni içine hapsettiği kalın soğuk duvarları görmezden gelerek her gün biraz daha eksildiğin insanların sayısı, boyunu geçerken; pişmanlıklarını bile bile her şey güzel olsun diye çoğaltan, kedinden veren ve kendini yitiren sen ne zaman akıllanacaksın?

Noktasal ve santim santim ilerleyen yanlış bir çizgiyi karalarsın. Olsun boş ver, bunu da unuturum nasılsa, ben önemli değilim, bu da geçer, yeter ki yüz çevirmeler olmasın, kırgınlıklar olmasın, ruhum bunlardan dolayı yaralı ve çaresiz çırpınan bir kuş gibi ellerinde ölmesin diyerek içini doldurduğun bu çizginin; içine atılmış kan revan içindeki izlerin sebebi olduğunu bilirsin bilirsin de hala neden pişmanlıklarının sebeplerini çoğaltır, onları pohpohlarsın, pışpışlar büyütürsün?

Nedeni basittir amma esarettir o; kendinize, güçsüzlüğünüze yenilmişliğin soluk resmidir, gözlerinizin değdiği her an yağmura yoldaş olan…
Silip geçememek, kapıyı çarpıp çıkamamak, elini masaya vuramamak, yanlışı; kaybederim korkusuyla mimarının yüzüne vuramamaktan ve buna cesaret edememekten kaynaklanır tüm bunlar.

Aman kimseyi incitme felsefesi ile yetişmişsen, her düştüğünde seni sevgisi ve uzattığı sıcacık eliyle tutup kaldıran, toparlayan, birleştiren birilerinin varlığı yaşama karşı sesini hiç yükseltemeyen ve bunun sancılarıyla kıvranan bir birey olmana sebep olur. Ama sadece hep veren, canı yansa da sesi çıkmayan, isyanlarını bastıran, özün çirkinliğini yansıtan söze karşı, yutkunup sustukça bir birey olduğun hatırlanır ancak.

Harcına gözyaşı, masumiyet, çıkarsızlık, saflık, iyi niyet kattıkça her halini; azına tav olup çoğunda şaşıran birilerine hoşgörü ve güler yüz tepsisiyle sundukça, haddini aşan, boyundan büyük laflar eden, kendini olmadığı ama senin sürekli ifade ederek inandırdığın bir şey sanan insanlar türetiyorsun. Sonra pişmanlıklarını tetikliyor, seni vücuduna girerek halsiz düşüren mikroplara bu kadar yol vererek, fırsat vererek yaşama karşı inancının da katili oluyorsun, Ey kalabalıklar içinde kaybolmuş bir toplu iğne kadar yalnız insanoğlu…
Bu yazı iyilerin yüzü suyu hürmetine yazıldı…


alıntı

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-12-20 07:37:37 - Yalnız insan

Yazan: isimsiz
Bizler ne zaman gerçek birer insan olacağız??
Çok güzel bir yazı elleriniz yüreğiniz dert görmesin.
Bağlantı

2007-09-13 11:33:08 - ...

Yazan: ddervish
On bir ayın sultanı ve ayların en faziletlisi geldi. Hayırlı ve mübarek olsun.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ayrılığa ulaşabilseydik ona kendi acısını tattırırdık...

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Bağlantılar

Ensevgiliye
Nurforum
Herkul
Zaman
Sızıntı

Kategoriler

Arkadaşlarım

HÜSEYİN AYDIN
erva
uzlet
xemgin
zayenderud
nalezar
yunus köse
dilefkar
vaktivisal
hazanmevsimleri
elfckmk
mnelam
vaktileyl
zerreitoz
ademyakub
dilsizmutercim
eskalud
adimsonbahar
vuslatirana
nurrisalelerim
kelebekimm
1001kopru
sonsuzruh
nuruhilal
yazilimbilgi
benefsem
kucukdunyam08
rahmetdamlasi
petrapovllu
kardelen5534
elifnihan
nuruhilalramazan
ebruzenlale






















/html>